Bu belirsizliklerin ve ekonomik dalgalanmaların yaşandığı dönemde, şirketler tedarikçilerle uzun vadeli ilişkiler kurmalı mı, yoksa müşteri-tedarikçi işbirliğinde esnek bir yaklaşım benimsemeli mi?
Çalkantılı sularda yolunu kaybetmeden ilerlemek ve iş fırsatlarını kaçırmamak, yöneticiler için stresli bir sorumluluktur; zira yöneticiler hedeflerine sıkı sıkıya bağlı kalmak ve daha rutin işlerde yardımcı olması için diğer ekip üyelerine görevler devretmek zorunda kalırlar.
Bu “ekip üyeleri” arasında sadece şirketin kendi çalışanları değil, aynı zamanda dış ortaklar da yer almaktadır; müşterilerle sağlam ve şeffaf bir ilişki kurmanın, sürdürülebilir ve güvenli bir avantaj sağlayan pek çok faydası vardır.
Doğru Tedarikçiyi Nasıl Seçmelisiniz?
Dostlukta da iş hayatında olduğu gibi, ilişkiler her iki tarafa da fayda sağlamalı ve her türlü yakın bağda olduğu gibi saygı, güven ve karşılıklı bağımlılık içermelidir.
Bir şirket, bir tedarikçiyle uzun vadeli, dostane ve gayri resmi bir ilişkiye sahip olabilir; ancak, her iki taraf da mevcut bağı güçlendirmek istiyorsa, oturup ilişkinin tüm yönlerini görüşmekten başka çaresi yoktur. Örneğin, bir şirket yıllardır aynı tedarikçiye “olduğu gibi” siparişler vermiş olabilir ve en iyi koşulları elde etmeye bile çalışmamış olabilir. Böyle bir durum, tam anlamıyla uzun vadeli bir tedarikçi-müşteri ilişkisi oluşturmaz. Taraflar, zaman ayırıp bir araya gelerek önümüzdeki yıllar için beklenen iş hacmini hem nicel (sipariş hacmi/değeri) hem de nitel (beklentiler, etik) açıdan tartışır ve planlarsa, her iki ortağa da fayda sağlayacak son derece rasyonel kararlar alabilirler.
Örneğin, tedarikçi şu anda yıl boyunca belirli bir iş hacmine güvenebilir ve üretimini buna göre planlayabilir; böylece hammadde alımında daha uygun fiyatlardan yararlanabilir ve bu düşük fiyatları müşteriye yansıtma imkânına sahip olur.
Hammaddelerin toplu olarak satın alındığını ve tedarikçinin elinde bulunduğunu bilmek, müşteri için güven vericidir; zira bu, gerektiğinde tedarikçinin daha hızlı tepki verebileceği anlamına gelir.
Sağlam temellere dayalı bir işbirliği kurmak için ayrıntılı olarak ele alınması gereken başka konular da bulunmaktadır. Bunlar arasında faturalandırma, ödeme koşulları, teslimat takvimleri vb. yer alırken, en uygun çözümü birlikte bulabilmek için karşı tarafın çalışma ortamını daha iyi anlamak da önemlidir. Karşılıklı şeffaflık, güvene dayalı bir ilişki kurmak için vazgeçilmezdir; karşı tarafın pazarını ve sınırlarını anlamak ise gelecekte yaşanabilecek anlaşmazlıkları önleyebilir.
Birlikte Büyüyoruz
İş ortakları birbirlerini ve kendi pazarlarını tanıdıkça, ürün veya hizmetleri zenginleştiren, endüstriyel süreçleri iyileştiren kaynakları paylaşabilir ve rekabetçi ve stratejik avantajların geliştirilmesine ve sürdürülmesine yardımcı olacak teknolojilere ortaklaşa yatırım yapabilirler. Tüm bunlar, faturalama, baskı provaları veya lojistik işlemlerini kolaylaştırmak için teknoloji ve BT sistemleri arasında uyumluluk sağlanmasıyla oldukça basit bir şekilde başlatılabilir.
Tedarikçi ile müşteri arasındaki bu özel ilişki, bilgi paylaşımı, stratejik rehberlik ve ortak değerler aracılığıyla yıllar içinde gelişip güçlensin diye özenle beslenmelidir.
Az sayıda güvenilir tedarikçiyle çalışmak, ihale çağrısı yayınlama ve yeni tedarikçileri seçip test etme sürecine kıyasla önemli ölçüde zaman ve maliyet tasarrufu sağlayan yaygın bir stratejidir. Ancak bazıları için, bir üreticinin bir veya daha fazla tedarikçiye güvenmesi, onları niş bir pazarda uzmanlaşmaya zorlayabilir ve yeni büyüme fırsatlarından yararlanmalarını engelleyebilir. Bu kişiler, tedarikçilerin bir müşteriyle uzun vadeli bir ilişkileri olduğunu bildikleri takdirde rehavete kapılma eğiliminde olabileceklerini ve uzun vadeli bir anlaşma yapmamanın dış ortakları uyanık kalmaya zorladığını savunurlar.
Bu son derece gerçek risk, hizmetlerin ve taraflar arasındaki etkileşimlerin sürekli olarak izlenmesi, gerektiğinde ortaya çıkan sorunların çözülmesi veya değişikliklerin yapılması yoluyla kolayca önlenebilir; bu süreçte maddi getirilerin yanı sıra işbirliği, sadakat ve saygı ilişkilerinin de güçlendirilmesi gözetilmelidir.

























































































